En son teknoloji haberleri ve teknoloji devlerinin duyuru, yenilik ve yeni teknoloji ürünlerinin tanıtımlarının tümü burada.

Aşırı SEO'nun Zararları

Aşırı SEO Çalışmasının Zararları

Google Penguen güncellemesinin sonrasında çok ama çok fazla önem kazanan konulardan biri haline gelen aşırı optimizasyon (over-optimization), web sitesinin kullanıcı dostu ve dolasıyla arama motorlarının değer verdiği bir site haline gelmesi için yapılan çalışmaların hedefinden saparak yarardan çok zarara neden olmasıdır. Bir manada aşırı optimizasyonunun kaş yapmayım derken göz çıkartmak olduğu da söylenebilir. Webmasterların ve bilhassa amatör olarak SEO ile yeni ilgilenmeye başlamış kişilerin başını fena halde ağrıtan bu durum, genellikle web sitelerinin zorla arama motorlarının gözüne sokulmaya çalışılmasından kaynaklanır. En başta Google olmak üzere tüm arama motorları kullanıcı dostu sitelere öncelik vererek, arama motoru kullanıcısının en kaliteli içeriği sunan web sitelerini öncelikli olarak görüntülemesini sağlamaya çalışır. Yani web sitesinin içeriğinin, kodlarının, tasarımının ve tüm diğer bileşenlerinin kullanıcılara daha fazla fayda sağlayacak şekilde yapılandırılması, arama motorlarının da web sitesine daha fazla değer vermesini sağlar. Ancak SEO ile web sitesinin bu şekilde daha değerli hale gelmesini sağlanırken abartıya kaçılması, aşırı optimizasyon sorunu yüzünden web sitesinin çok ciddi zarar görmesine sebep olur.

Site İçi Düzenlemeler

Site içi SEO çalışmaları her zaman ilk adımdır ve ülkemizde birçok site sahibi ile webmaster genellikle SEO dendiğinde sağdan soldan nasıl link alacağını düşünürken site içi düzenlemelerin ne şekilde yapıldığını göz ardı eder. Sitenin sağlam bir temelinin olmaması üzerine ne inşa edilirse edilsin, çürük temel yüzünden yapının da ayakta kalamamasına neden olur. Web sitelerinin temelinde temiz bir kodlama ve düzenli bir link inşası yer alır. Site içi SEO çalışmaları ile hataları ve eksikliklerini gidermeden sadece link almaya odaklananların, uzun vadede kalıcı başarı elde etmesi imkansızdır. Bu çalışmaların en önemlilerinden biri ise sayfaların kendine ait özgün bir başlığa (Title) ve sayfa içeriğini birkaç kelime ile özetleyen açıklamaya (Description)sahip olmasıdır. Aşağıdaki görsele bir göz atalım;

over-optimization

Görselde görülen halı yıkama firmasına ait sitenin açıklama bölümü, yukarda bahsi geçen aşırı optimizasyon uygulamasına oldukça somut bir örnek teşkil ediyor. Söz konusu hatalı SEO çalışmaları olduğunda son zamanlarda aşırı optimizasyon en çok karşılaşılan problem olurken, sayfa başlığı ve açıklamalarında tek bir kelimeye odaklanılması da en sık rastlanan aşırı optimizasyon örneklerinden biri oluyor. Firma her ne kadar halı yıkama kelimesinde başarılı olarak üst sıralarda yer almak istemiş olsa da, ne sitenin başlığında ne de açıklama bölümünde herhangi etkili bir slogan kullanılmamış. Aşırıya kaçılan bu tür hatalı kelime kullanımı sitenin istenen başarıyı yakalamasını da sağlamıyor ki, ilgili web sitesi istenen “halı yıkama” aramasında 10’larda sayfa geride yer alıyor. Bir başka ifadeyle ilgili site, “Google sıralamalarında hiçbir kullanıcının fark edemeyeceği kadar gerilerde yer alıyor”. İlgili anahtar kelimede başarılı olmak ve üst sıralarda yer almak istenmesine karşın aşırı optimizasyon nedeniyle görülüyor ki, site aslında bindiği dalı kesiyor.

Arama Motorlarının Gözünden Siteler

Herkesin gözünün içine baktığı Google için web sitelerinde yayınlanan her bir kelimenin arama motoru örümcekleri için değil, “bu sitelerin var olma amacı olan kullanıcılar için olmasıdır”. Zaten başlığından açıklamalarına papağan misali aynı kelimenin tekrarlandığı bir web sitesine de kimse tıklamak istemez ve hasbelkader tıklayan kullanıcılar da içeriğe kısaca bir göz attıktan sonra geldiği hızla siteyi terk eder. Yani sonuç olarak sitenin herhangi bir kazancı bulunmaz. Web sitelerinin sadece belirli bölümlerinin değil, A’dan Z’ye her bileşeninin kullanıcılar düşünülerek inşa edilmesi gerekir. Yukardaki görselde örnek teşkil etmesi açısından verilen web sitesi şüphesiz ki aşırı optimizasyon kurbanı olan tek site değil. Sektör fark etmeksizin işini internete taşıyan ve dijital dünyanın sunduğu dev müşteri potansiyelinden faydalanmak isterken, hatalı ve eksik bilgiler nedeniyle benzer hatalara düşen firma sahiplerinin sayısı oldukça fazla. Çoğu zaman rakibi olan web sitelerine göz atan firma sahipleri aynı şekilde yapılandırılmış web sitelerini görerek kendileri de benzer bir “taktik” uygulamaya karar veriyor ve bilgisizce bu tür aşırı optimizasyon tehlikesi doğuran uygulamalara başvuruyor. Bazen de iş dünyasından tanışıklığı olan firma sahipleri birbirine akıl vererek, kendisinin sitesinde uyguladığı bu tür taktikleri arkadaşlarına tavsiye ediyor ve bu sayede ortaya aşırı optimizasyon kurbanı olan yüzlerce web sitesi çıkıyor.

İç Linkleme ve Etiket Kullanımı

Çoğu zaman “alıntıdır” ibaresini ekleyerek içerik hırsızlığı yapan kişilere karşı önlem almak adına yapılan iç linkleme, bazen de site sahibi için önem arz eden popüler sayfalardan istenen kelimeler üzerinden link çıkışı yapmak için kullanılır. SEO açısından değerlendirildiğin iç linkleme yapmanın tek rasyonel mantığı, ziyaretçileri görüntülenen konuyla ilgili farklı sayfalara yönlendirmektir. Başta haber siteleri olmak üzere dijital dünyada hemen her konuda iç linklemeyi amacından tamamen farklı şekilde kullanan ve aşırı optimizasyon problemiyle karşılaşan sitelere rastlamak mümkün. Aşağıda kadın internet kullanıcılarını hedef alan; moda, dekorasyon, giyim kuşam ve güzellik konularına ağırlık vermiş bir web sitesinden alınan görsel bulunuyor.

aşırı-optimizasyon

Yukardaki görselde de görüldüğü üzere yazının sadece belirli bir bölümünde dahi birçok linkleme yapıldığı görülüyor ki, uzun olmaması açısından tüm yazıyı da almadım. Yazı genelinde neredeyse linklenmemişten çok link verilmiş kelime bulunuyor ve bu da iç linklemenin amacından uzak, herhangi bir amaca hizmet etmeden kullanılması manasına geliyor. Ayrıca yayınlanan içeriğin hemen altına baktığımızda aynı sayfada son derece ilgisiz ve oldukça fazla etiket kullanıldığını görüyor.

aşırı-optimizasyon-etiketleme

Görsele bakınca hemen fark edildiği gibi hemen her kelimeye link verilen bu içerik “sağlık” kategorisi altında, birbiriyle herhangi bir ilgisi olmayan etiketler kullanılarak yayınlanmış.

Anchor Text Üzerinden Link Alımı

Link çıkışı yapılan kelimeler manasına gelen “Anchor Text” ile ilgili daha önce yazdığımız ve anahtar kelimeler üzerinden doğru SEO stratejisi geliştirmekle ilgili makalemizi buraya tıklayarak inceledikten sonra devam etmenizde yarar var.

Hemen üstteki kelimede “buraya tıklayarak” kelimesine link vererek, sözcüğü bir anchor text haline dönüştürmüş olduk ki bu, biraz sonra bahsedeceğim “doğal linklemeye” de oldukça iyi bir örnek teşkil ediyor. Günümüzde etkin bir SEO çalışmasıyla başarılı olmuş web sitelerine kısaca dahi göz atıldığında görülen ilk unsur, bu sitelerin anchor text kullanarak aranma hacmi yüklen kelimelerle daha fazla ziyaretçi kazanmaya çalıştığıdır. Ancak Tam SEO olarak SEO kelimesi üzerinden link alıyor olsak da, çalışma alanımızla ilgili daha pek çok farklı anchor text üzerinden de link almaktayız çünkü sadece tek bir kelimeye yüklenerek istenen başarının elde edilmesi söz konusu değildir. Zira tek bir kelimeye odaklanarak yalnızca tek bir anchor text üzerinden durmaksızın link almak aşırı optimizasyon tehlikesiyle karşı karşıya kalındığının habercisidir. Tehlike çanlarının çaldığından habersiz olan firma sahipleri ve webmasterlar oldukça yüksek aranma hacmine sahip olan anahtar kelimelerde yapılan Google aramalarında ilk sıraya yükseleceğini beklerken, aşırı optimizasyon nedeniyle arzu edilen başarıya asla ulaşılamaz.

aşırı-optimizasyon-linkleme

Yukardaki görselse meraklılarının çok iyi bildiği üzere, dünya genelinde en çok ziyaretçisi bulunan flash oyun sitelerinden biri olan MiniClip’in backlink profili görülüyor. İngilizce oyun manasına gelen ve küresel boyutta düşünüldüğünde gerçek anlamda son derece yüksek rekabete ev sahipliği yapan “Games” gibi bir kelimede ilk sıraya yer alan sitenin aldığı backlinklerde “games” ifadesi yer almıyor. Oyun kelimesi bu denli başarılı bir web sitesinin aldığı backlinklerde geçmediği gibi, kelimelerin oyunla uzaktan yakından ilgisinin de olmadığı görülüyor. Bu durumun SEO açısından bizi ilgilendiren bölümü ise linklemenin doğal yapılması halinde istenen başarının sağlanabilmesi. Ülkemizde her ne kadar SEO dendiğinde yukardaki örnekte görülenin tamamen zıddı anlaşılıyor olsa da, dünya genelinde en yüksek rekabetin yaşandığı bir kelimede dahi ilk sıraya ambargo koyan bir web sitesinin anchor text kullanımında tamamen doğallıktan yana tercih yaptığı görülüyor.

Hatalı Anahtar Kelime Kullanımı

Ülkemizde hala ne yazı ki anahtar kelimeleri Spam yapmadan kullanmayı başaran son derece az web sitesi bulunmakta. Çoğu webmasterın ve site sahibinin göz ardı ettiği, yayınlanan her içeriğe avuç dolusu anahtar kelime “saçarak” ve bu kelimeleri de koyu renkle ziyaretçinin gözüne sokarak uyguladığı anahtar kelime odaklı SEO çalışmaları bir manada alameti farikadır. Google sıralamalarında yer almak için ilgili anahtar kelimeyle alakalı, kullanıcılara fayda sağlama amacı güden, rasyonel, gerçeği yansıtan, dilbilgisi kurallarına uyulmuş, özgün bir içerik yayınlamaktır. Arama motorları aracılığıyla istenen kelimeler üzerinden ziyaretçi çekebilmek uğruna yazılan içeriğin kullanıcıya fayda sağlamak için değil, sadece anahtar kelime kullanmak için yazılması hatalı anahtar kelime kullanımı nedeniyle aşırı optimizasyon probleminin ortaya çıkmasına neden oluyor. Nitekim bu tür örnekleri bulmak için internet başında saatlerce zaman geçirmek gerekmiyor ve her ne konuda olursa olsun, sayısız web sitesinde bu tür aşırıya kaçan anahtar kelime kullanımlarına denk gelinebiliyor.

over-optimization-anahtar-kelime

Hemen üstte yer alan görsele bakıldığında görülmemesi imkansız olan ve okurun adeta gözünü tırmalayan anahtar kelimeler, içeriğin insanlara “okuyacak herhangi bir şeyler sunmak” için değil de sadece ve sadece anahtar kelimelerin kullanılabileceği bir yazı olması için oluşturulduğunu gösteriyor. Zaten 10 kelimeyi zar zor geçen cümleler, basit kalıplar ilgili anahtar kelimeler koyu renk yazılmamış olsa dahi içeriğin fayda sağlamaktan ziyade anahtar kelimeler tek başına kalmasında diye yazıldığını ele veriyor. Google’ın zaten pek çok kelimenin çoğul ve tekil kullanımının aynı anlama geldiğini bildiğinden habersiz olan webmasterlar ve site sahipleri, aynı anahtar kelimelerin tekillerini onlarca kez kullanmakla yetinmiyor ve bir de içeriğe bu kelimelerin çoğullarını ekliyor. Özellikle son algoritma güncellemesinin ardından Google, film sitelerinde belki de on binlerce kez papağan misali tekrarlanan “seyret ve izle” kelimelerinin de eşanlamlı olduğunun farkına varmış durumda. Bir mana da açgözlüce davranarak, anahtar kelimeler çıkarıldığında 100 kelimeyi dahi zar zor bulan içeriklere onlarca anahtar kelimenin yerleştirilmesi SEO adına kazanç sağlamıyor ve aksine zarara sebebiyet veriyor. Bu tür yoğun anahtar kelime kullanarak aşırı optimizasyon yapan ve sorulduğunda yine de ziyaretçi trafiğinin “fena olmadığını” söyleyen site sahipleri, aslında bu aşırı optimizasyon alışkanlığından vazgeçse çok ama çok daha fazla ziyaretçiye ev sahipliği yapacağını bilmiyor…

GoogleBot’un İndexlemedeki Referansı Chrome 41

Google, Panda’nın son majör güncellemesini duyurduğundan bu yana indexleme ve link şemaları webmasterlar tarafından sıkça tartışılan konular haline geldi. Google’ın meşhur Googlebot’unun ardındaki teknoloji perdesini tamamen açmasa da aralamasıyla birlikte yayımlanan makalelerden etkilenen çoğu site sahibi, sitelerinin indexlerinin Googlebot gözünde kusursuz görünmesi için neleri düzeltmesi gerektiğine dair hummalı bir araştırma içine girdi. Arama motoru optimizasyonunun doğrudan backlink demek olduğu çok ama çok eski zamanlarda bu gibi sorunları olmayan site sahipleri, Panda ve sonrasındaki dev güncellemelerle beraber sitelerinin kusursuz bir indexe sahip olması için onlarca farklı unsura dikkat etmek zorunda kaldı. Çoğu site sahibi ise hala Googlebot’un yeni bir sayfayı ziyaret etmesi ile sitenin tüm indexini alınması arasında fark olduğundan habersiz…

Web sitesinde daha fazla HTML ve CSS olması durumunda index odaklı halledilmesi gereken daha fazla sorunla uğraşılması gerekebiliyor ve bu iş için çoğunlukla Google Fetch&Render aracı kullanılıyor. Zaman almanın da ötesinde insanı yaşlandıran ve çoğu zaman tüm uğraşa karşın işe yaramadığından saç baş yolduran bu zahmete katlanmaktansa GoogleBot’un nasıl bir mantıkla index aldığını bilmek ve en baştan sitedeki yayınları bu mantık doğrultusunda yönetmek daha akıllıca. Şayet daha önce sitenizin bir bölümünün düzgün indexlenmediğini fark ettiyseniz ve bu duruma yol açan kod satırlarını düzeltmeye çalıştıysanız bazen bunu yapmanın ne kadar sinir bozucu ve uzun süren bir iş olabileceğini zaten biliyorsunuzdur.

Chrome 41 ile ilgili heyecan verici haberlerin Google isimleri tarafından Twitter üzerinden paylaşılmasının ardından Web Tarama Hizmetleri teknolojisinde yepyeni bir düzenlemeye gidileceğiyle ilgili haberler de peşi sıra geldi. Web sitenizin nasıl yüklendiğini görmek için Chrome 41’i indirmeniz ve kurmanızın yeterli olacağından bahseden Google çalışanları, GoogleBot’un da Chrome 41 üzerinden yapılan görüntülemeleri esas alacağını söylüyor. Dolayısıyla teknik problemleri iş işten geçmeden fark etmek ve önleminizi en baştan alarak, sonradan binlerce kod satırı arasında kaybolmamak için artık daha pratik bir çözüm varmış gibi görünüyor. GoogleBot’un hâlihazırda kullandığı Chrome sürümü ise yeni geliştirmelerle birlikte sürekli güncellenecek. 2015 yılında yazılan Chrome 41 bugüne dek pek çok majör geliştirme paketiyle değişti ve ilk yazıldığı günkünden çok ama çok farklı bir kimliğe büründü. Tabi tüm bunlar her şeyin bir günde değişeceği ve artık indexlemeye dair hiçbir sorun yaşamayacağımız anlamına gelmiyor. Bekleyip, göreceğiz…

İçeriklerinizden Çıkan Linklerin Sayfalarınız Üzerindeki Etkisi

Söz konusu SEO olduğunda tüm linkler önemli olsa da, bazı linklerin “biraz daha” önemli olduğu aşikâr. Eğer özgün içeriğin önemini anlayacak kadar akıllıysanız, sayfalarınızdaki içeriklere serpiştirdiğiniz linklerin de şovun yıldızı olduğunu uzun zaman önce fark etmişsiniz demektir. Nasıl kullandığınıza bağlı olarak içerinizdeki linklerin, arama motorundaki rekabeti yüksek kelimelerde web sitenizin sıralamasını yukarı taşıyabilirsiniz. Tabi, gerçekçi beklentilerle uçuk hayalleri birbirine karıştırmamak suretiyle…

Sayfalarınızın Değerini Belirlemede İçeriğin Etkisi

Web sitenizin tamamını link inşasının bir parçası olarak son derece efektif şekilde kullanma imkânına sahipsiniz ancak özgün içeriğinizin gücüne güç katan linkler biraz daha fazla dikkati ve özeni hak ediyor. Sitenin her yerinden adeta fışkıran linklere nazaran özgün ve okuyucuya “bir şey” verme gayesinde olan bir içerikte yerini almış linkler Google gözünde bir ağırlığa sahip. Sürekli internet kullanıcılarının alışkanlıklarını gözetleyen, notlar alan ve dersine de her zaman iyi çalışan Google örümcekleri şayet sayfalarınızdaki içerik üzerinden ilgili linkin işaret ettiği siteye trafik akışı olduğunu fark ederse linkin işaret ettiği web sitesiyle birlikte sizin sayfanıza da hakkı verir. Web sitenizde yoğun trafiğe ev sahipliği yapan tek sayfa olmasındansa içeriğin kalitesiyle Google gözünde değeri yüksek çok sayıda sayfanızın olması şüphesiz çıkan linklerle birlikte sitenizin güvenilirliğini de arttıracaktır.

Ziyaretçi Gözünden İçerikteki Linkleriniz

Sayfanızdaki içeriğin neresine, her ne şekilde yerleştirirseniz yerleştirin sayfanızdaki linkler Google’ın gözünden kaçmayabilir. Peki, ya sayfa ziyaretçileriniz? Küçük fontla, okuyucunun seçmesini imkânsız kılacak şekilde, sayfanın “bir yerine” yerleştirilen ve erişimi sağlaması mümkün olmayan linkler sayfa ziyaretçileriniz için ne kadar önemsizse Google için de aynı derecede önemsizdir. Yapmak için yapmak yerine, sayfanıza link yerleştirirken öncelikle bu linkin okuyucu tarafından fark edilmesini ve sonrasında tıklanarak istenen trafik yönlendirmesini yapmaya yardımcı olmasını düşünmelisiniz. Aksi takdirde link yerleştirmek sizin için zaman kaybından başka bir şey olmayacak ve sayfanıza da herhangi bir pozitif değer katmayacaktır. Sayfaya yerleştireceğiniz birden fazla link, görsel veya anahtar kelime üzerinden aynı sayfayı işaret ediyorsa Google yine bu linklerin tamamını görecek ancak değerli olarak metinden çıkan linki kabul edecektir.

soru isareti

Rakipler İçin SEO Analizi Nasıl Yapılır?

SEO çalışmalarınızı planlarla rakiplerinizin aranızda ne kadar fark olduğunu belirlemek için neyi doğru yaptıklarını, nerede çuvalladıklarını iyi biliyor olmalısınız. Anahtar kelime analizi, içeriğin optimize edilmesi, link inşası, sosyal medya hesaplarıyla etkileşim gibi sıralamalardaki yerinizi belirleyecek önemli adımları rakiplerinizin nasıl attığını yola çıkmadan önce bilmeniz sizin de yol haritanızı belirlemenize yardımcı olur. Analiz neticesinde kimin sıralamalarda “organik” yollarla üst sıralarda yer aldığını, kiminse esasen hak etmediği sıralarda olduğunu fark edebilirsiniz. Ayrıca backlink stratejinizi belirlemede, rakiplerinizin hangi anahtar kelimeler üzerinden çalışma yaptığını ve özellikle hangi kelimelerde, nasıl başarı sağladığını bilmeniz de web siteniz için büyük avantaj anlamına gelir.

Rakip SEO Analizi Neden Önemli?

Sektörde hangi taktiklerin ve stratejilerinin işe yaradığını öğrenmeniz ve dahası ne yapacağınızdan emin olarak çalışmalara başlamanız açısından rakip SEO analizi kritiktir. Popüler ve rekabetin yüksek olduğu anahtar kelimelerdeki sıralamanızı üst sıralara taşımak için rakiplerinizin iddialı olduğu kelimeler kadar hangi anahtar kelimelerde gözden kaybolduklarını da bilmelisiniz. Zira bu kelimeler sitenizin tanınırlığının artması için bulunmaz bir fırsat olabilir. Çeşitli backlink analiz araçları kullanabilir, rakiplerinizin link stratejilerini nasıl inşa ettiğini ve bu çalışmaların nasıl netice verdiğini öğrenebilirsiniz.

Analize başlamak için en iddialı dört veya beş rakibinizi belirleyerek, bu web sitelerinin SEO çalışmalarına büyüteç tutmak iyi bir fikir olabilir. İkinci adım olarak benzer kelimelerde sitenizle hemen hemen aynı sıraları paylaşan, sizin gibi sektörde yeni birkaç rakip belirleyebilir ve haftalar geçtikçe bu sitelerle aranızdaki farkı adım adım takip edebilirsiniz. Birkaç hafta içinde sizinle aynı yerden SEO çalışmalarına başlayan ve sizin gibi en iddialı beş rakibinizin çalışmalarını örnek alan sitelerin sıralamada sizin üzerinize geçmesi durumundaysa bu sitelerin sizden farklı ne yaptığını, bir başka değişle neyi doğru yaptığını anlamaya çalışabilirsiniz. Ayrıca anahtar kelimeler, şehre göre aramalardaki web sitesi sıralamaları ve kendi SEO çalışmalarınızla ilgili basit bir Excel dosyası hazırlayabilir ve düzenli aralıklarla güncelleyeceğiniz bu liste sayesinde çalışmalarınızın etkisini, rakiplerinizin durumuyla beraber takip edebilirsiniz.

iphone

iPhone Kullanıcılarını Hedeflemek Daha Mı Kazançlı?

Apple’ın son amiral gemisi iPhone X’i tanıtmasının ardından ABD’deki bazı webmaster forum ve sitelerinde yapılan paylaşımlar akıllara; “internette iPhone kullanıcılarına diğer herkesten daha farklı fiyat seçenekleri mi sunuluyor?” sorusunu getirdi. Yapılan çeşitli paylaşımlarda otel rezervasyonu yapmak isteyen iPhone kullanıcılarının, rezervasyon seçeneklerinde Android kullananlardan daha yüksek fiyatlar görüntülediğinden bahsediliyor. Apple kullanıcılarının masaüstü ve laptop kullanarak sörf yapanlardan daha fazla para harcadığına ilişkin bugüne dek pek çok haber yayımlanmış olsa da, aynı web siteleri üzerinden aynı hizmetlere daha yüksek ücret talep etmek yepyeni bir iddia. Bu tür içeriklerin paylaşımıyla birlikte çeşitli webmasterlar ise özellikle sosyal medya üzerinden yürüttüğü reklam kampanyalarında Apple kullanıcılarını hedeflemenin çok daha kazançlı olduğunu savunmaya başladı.

Apple Kullanıcılarının Harcama Alışkanlıkları

ABD’de yayımlanan 2017 E-Ticaret Kıyaslama Çalışması merak edilen bu soruya ülkemiz açısından kesin yanıt vermese de, fikir edinmemize yardımcı olabilir. Bu güncel araştırma Android kullanıcılarının kişi başına ortalama harcamasının $11.54 iken Apple kullanıcılarında bu ortalamanın $32.94 seviyesine çıktığını gösteriyor. Bir başka değişle arada neredeyse 3 kat fark var!

Geçmişte masaüstü kullanıcılarıyla Mac kullanıcılarının internet üzerindeki harcama ve sörf alışkanlıklarına ilişkin araştırmalar yayımlanırken günümüzde bu araştırmaların odağında Android ve Apple kullanıcıları yer alıyor. iOS ve Android işletim sistemleri aynı zamanda tüketicilerin ekonomik durumlarına ve online harcama alışkanlıklarına dair fikir verirken yukarıda bahsi geçen araştırmaya göre bir e-ticaret sitesinin, Apple kullanıcısına çok daha fazla ürün satma ve dolayısıyla daha yüksek kâr elde etme imkânı bulunmakta. Peki, tüm bunlar e-ticaret ve SEO açısından ne demek oluyor?

Akla hemen e-ticaret stratejilerinin merkezine Apple kullanıcılarını yerleştirmek gelebilir ki, iyi haber hem Facebook hem de Adwords üzerinden bu bilgiye göre strateji geliştirebilirsiniz. Facebook üzerinden herhangi bir reklam kampanyası yürütmek istediğiniz zaman sosyal medya devi size “tüm mobil cihalar, sadece iOS cihazlar, sadece Android cihazlar” gibi seçenekler sunuyor. Bu seçenekleri kullanarak reklam kampanyanızın doğrudan Apple kullanıcılarını hedef almasını sağlayabilirsiniz. Adwords ise hem banner görüntülemelerde hem de video reklamlarında işletim sistemine göre görüntüleme yapma imkânı sunuyor ancak sıra arama sonuçlarının görüntülenmesine geldiğinde belli bir işletim sistemini doğrudan hedef almanıza şimdilik izin verilmiyor.

Algoritma Güncellemeleri ve SEO Stratejileri

Google’ın meşhur arama motoru algoritmasını güncellemesinin ardından artık bir klasik olarak dalgalanmalar yaşandı ve aranan kelimelerin arama hacmi fark etmeksizin bu dalgalanmalar bazı web sitelerinin değil ilk sayfadan, “ilk on sayfadan” yok olmasına sebep oldu. Bu kısa zaman dilimi içerisinde tüm webmasterlar, firma sahipleri ve dijital pazarlamacılar web sitelerinin nereye kaybolduğundan ziyade; yeni algoritmanın neden kendi sitesine ceza kestiğini merak etti. Kimi web siteleri bu kısa süreli dalgalanmanın ardından Google sıralamalarına daha iyi veya daha kötü bir pozisyonda geri dönerken, maalesef bazılarının web sitelerininse yerinde yeller esmeye devam ediyor. İlk günlerde hakkında çoğu SEO uzmanının ve webmasterın neredeyse hiçbir şey bilmediği algoritmayla ilgili ortada ancak şehir efsaneleri dönerken, haftaların ardından yeni metodolojiler hakkında çok daha fazla bilgi ortaya çıktı. Aslında çoğu insanın düşündüğü gibi ortadan “algoritma” denen ve yüzlerce sayfa uzunluğunda dev bir tam matematik formülünü bulunmuyor. Bu herkesin dilinde olan algoritma aslında Google’ın canı istediğinde paylaştığı ve bir nevi yekpare kod blokları olarak isimlendirilebilecek “algoritma kırıntılarıdır”. Aslında Google ana algoritmanın devamlı olarak güncellendiğini dile getirmekte. Öyle ki, Google yalnızca 2012 yılında 665 algoritma güncellemesi yaptığını doğruladı. Yani net bir şekilde söylenebilecek, sadece birkaç satırlık kod değişikliğinden çok daha fazlası oldu ve hala da olmaya devam ediyor. Küçük büyük fark etmeden tüm bu değişimin SEO ile uzaktan ya da yakından ilgilenenler açısından önemi ise ayakta kalmak için “değişime” ayak uydurulmasının gerektiği…

Google’ın İnternet İndexi

Google’ın algoritmasının temelinde, dünya genelindeki bütün web sitelerinin indexlenmesi yer alıyor. Zira bu index alma aşaması algoritmaya da veri girişi (input) yapılması manasına geliyor ki, çıktı (output) ise algoritma tarafından alınan verinin işlenmesi neticesinde oluşan arama motoru sonuçları oluyor. SEO kavramının devreye girdiği bölüm ise Google’ın algoritmasının web sitelerinden edindiği veriyi işleyerek çıktı yani arama motoru sonuçlarını oluşturduğu aşamada değil, girdi aşamasından başlayarak devreye giriyor. Bir başka ifadeyle algoritma web sitesinin indexini alırken ne görürse, veri çıktısı da ona göre şekilleniyor. Google aramalarında istediği sıralara çıkmak veya mevcut sırasını korumak isteyenlerin ise Google örümceklerine mümkün olduğunca yardımcı olması yani istenen çıktının alınmasını sağlayacak girdiyi sunması gerekiyor. Bu çok basitmiş gibi görünen işlem trafiği, arama sonuçlarının şekillenişinin de belkemiğini oluşturmakta. Bir web sitesi olarak Google algoritmasının içine balıklama dalan web siteleri, “bir şeyler olduktan sonra” dışarı arama sonucu veri çıktısı olarak yeniden ortaya çıkıyor. Söylerken çok basit olsa da, şüphesiz SEO bu kadar basit bir iş olmanın bir hayli uzağında… Ancak burada yine de Google algoritmasına web sitesinin indexini alırken mümkün olduğunca kolaylık sunmanın, Google sıralamalarında arzu edilen kelimelerde yükselmek için SEO adına yapılabilecek en önemli site içi çalışmalardan biri olduğunun da altını çiziyorum.

Algoritmanın Esas Aldığı Etken Faktörler

Google algoritması aslında “hayal gücünün sınırlarını bir hayli esnetecek” biçimde kompleks bir yapı. Web sitelerinin indexlenmesi ile algoritmaya gelen veri girdileri de kesin sınırları olan, dosdoğru şematik yapılara sahip değil. Her şeyin ötesinde, index bilgisinin dağıtılması için bile Google “her biri küçük bir kent olan” düzinelerce veri merkezi (Data Center) kurmuş durumda. Dünya üzerinde bugüne kadar yapılmış en gelişmiş ve en etkileyici fiber optik ağına sahip olan bu veri merkezleri, tüm internet ağına ve birbirine bu gelişmiş kelimesinin dahi yetersiz kaldığı fiber altyapı sistemiyle bağlı. İndex olarak betimlenen veri girdileri yüzlerce farklı veri bulutundan ve bu bulutların da her biri onlarca kişi tarafından yazılan devasa yazılımdan oluşuyor. Şayet bu veri merkezleri ve index veri girdisinin oluşturulmasında görev alan yazılımlardan daha da detaylı bahsetmeye çalışırsam, birkaç paragrafın açıklama yapmaya yeterli olmayacağını düşünüyorum. Ayrıca bu denli detaylı bir bilgiye sahip olmanın SEO açısından avantaj sağlaması gibi bir durum da söz konusu olmadığı için bu bölümü mümkün olduğunca kısa geçiyorum. Bilindiği üzere söz konusu algoritmanın veri çıktısı oluşturması olduğunda tek etken unsur index verileri de değil. Linkler, dijital kimliklerin güvenilirliği, sosyal medya etkinliği, yerel ağlar, kullanıcı geribildirimleri (feedback), içerik yayınlayıcının güvenilirliği, yayınlanan içeriğin kalitesi, web sitelerinin tasarımı, paylaşım ağlarının (ki bunların başında Google+ geliyor) etkin kullanımı diğer etken unsurların sadece birkaçı…

Güncellenen Algoritma ve Uyumluluk

Algoritmanın veri çıktısı yani arama sonucu sıralamalarını oluştururken değerlendirdiği bütün bu etken faktörleri fiziksel bilgi olarak kavramsallaştırmaksa, Google dışındaki kişilerin pek de kolay bir biçimde yapabileceği bir işmiş gibi görünmüyor. Bunun için yapılan açıklamaların yakından takip edilmesi ve deyim yerindeyse ağzının içine bakılan Matt Cutts gibi bireylerin açıklamalarının doğru şekilde analiz edilmesi, sürekli değişen algoritmayla uyumlu SEO çalışmalarına imza atmak için oldukça önemli. Ülkemizde yüzlerce webmasterın adeta “takıntılı” olduğu Page Rank, Google algoritmasının önem verdiği konulardan biri olmasına rağmen bunun da onlarca etken faktörden sadece biri olduğunun unutulmaması gerekiyor. Hatta yeni algoritma güncellemesinin ardından web sitelerinin Page Rank değerlerinin etkinliğinin boyutuyla ilgili Google Plus topluluklarında ve SEO forumlarında çok ciddi tartışmalar yaşanıyor. Aynı şekilde etkili ve çabuk geribildirim alınabilecek bir SEO çalışmasının sadece backlinklere odaklanması da onlarca etken unsurun yalnızca biri üzerine oynanması manasına geliyor. Açıkça ifade edebilirim ki, bugünün ve geleceğin SEO dünyasında tek tarafa abanarak Google sıralamalarında istenen sonuca yükselmek, edinilen pozisyonun da kalıcı olmasını sağlamak mümkün değil. Google web sitesinin ilgili sayfa ya da sayfalarını yapılan aramayla eşleştirirken tek bir noktaya odaklanmadığı gibi, geçen zamanla birlikte etken bir faktör olarak değerlendirilen unsurların sayısı da sürekli olarak artıyor. Yani Google web sitesinin çok yönlü bir çalışma içerisinde olmasını ve internet sunduğu pozitif etkileşim imkanından da azami şekilde istifade etmesini istiyor.

Tüm bunların SEO açısından önemi ise “geniş bir perspektiften bakarak, uzun vadeli ve güncel planlamalar” yapılmasının artık elzem olduğudur. Geçmişte uygulanan SEO stratejilerinin esas aldığı bazı noktalar günümüzün yeni nesil Google algoritması tarafından hala önemseniyor olsa da, bu unsurların etkinliği ve veri çıktısının şekillenmesindeki değeri günden güne değişiyor. Backlink odaklı içerik çalışmaları, geçmişten günümüze önemi bulunan ancak yeni algoritma güncellemesinin ardından veri çıktısına yaptığı katkı azalan unsurlardan biri olarak görülüyor. Madalyonun diğer tarafın da yer alan sosyal medya araçlarının etkin kullanımı ise geçmişte de SEO açısından önemli olan lakin yeni güncelleme sonrasında önemini “kat ve kat” arttıran etken faktörler arasında yer alıyor. Bu nedenle tek yöne odaklanarak web sitesinin bütün SEO stratejisini bir tek ayağa yükleyenlerin, küçük bir algoritma güncellemesinin ardından sallanmaya başlaması kaçınılmaz hale geliyor.