SEO çalışmaları kapsamında Link İnşası konusunda her zaman ciddi çelişkiler ve bilgi kirliliği olmuştur.

Profesyonel olarak SEO işi ile ilgilendiğim 2010 yılından bu yana (neredeyse 10 yıl olmuş) backlink konusu çevremde gördüğüm, meslektaşlarım, çalışma arkadaşlarım ve hatta artık SEO’yu öğrenen müşterilerim tarafından yöneltilen sorulardan bu konuya tek seferde toplu şekilde açıklama getirme ihtiyacı hissettim.

Her yıl, her zaman duyduğum, istikrarlı bir şekilde duyduğum argümanlar örnek olarak şunlar:

Google artık backlinklere değer vermiyor! Sadece içeriğe, güncelliğe bakıyormuş. 

Google’ın kendi açıklamalarından yola çıkarak, sıralama faktörleri oluşturulurken 200 farklı sinyalden yararlandığını biliyoruz! Pagerank değerleri gizlenmiş olsa bile (ki link inşası eskiden sadece buna dikkat edilerek yapılıyordu) bu sistem arka planda çalışmaya devam ediyor. Gizlenmesinin sebebi manipüle edilmesin diyeydi.

Backlink alan siteler düşüyor! Sıralama kaybediyor!

Peki nasıl backlinkler aldıklarına baktınız mı? Bu haliyle içi çok boş çünkü.

Backlinkler konusunda zaman zaman aklınız karışıyorsa şimdi bu konuda efsaneleşmiş 10 büyük yalana bir göz atalım.

Eğer harika içerikli bir sayfa yaratırsanız, doğal, organik backlinklere zaten kavuşursunuz.

Backlink İnşası ile Alakalı İnanmamanız Gereken 10 Yalan

Backlink İnşası ile Alakalı İnanmamanız Gereken 10 Yalan

Şu yazdığım başlığa gülücük koymayı çok isterdim. Fakat site hızını düşürmesin diye kullanmadığımız smiley kodlarını tamamen kaldırdım.

Bu yıllar yıllar önce Google Forumlarında, Google çalışanları ile uzun uzun tartıştığım bir konuydu. Bu işte profesyonel olduğum ilk zamanlarda elbette o kadar fazla kaynaktan araştırmalar yapıyor ve Google yönergelerini yalayıp yutuyordum.

İçeriğin önemini bundan 10 yıl kadar önce de çok iyi bilen biri olarak. Backlink konusunda yetersiz olan tüm sitelerimin hak ettiği konumlarda olmadığını da görüyordum.

Google webmaster forumlarında da bu konuyla alakalı bir tartışma ya da bilgilendirme yer almıyordu. O zamanlar yanlış hatırlamıyorsam Google Arama Kelitesi ekibinde yer alan Murat Yatağan’a da bu konuyu sorma fırsatım olmuştu.

Elbette kendisi o zamanlar Google’ın standart bilgi sayfalarında yer alan açıklamalar eşliğinde cevap vermişti. İlgili tartışmanın forum linki artık mevcut olmasa da maillerimde duruyor, buradan da paylaşayım.

Tartışma görüntülerinde de gördüğünüz üzere benim sorum şu:

En önemlisi, varsayalım ki yeni bir web sitesi rakiplerine nazaran çok daha iyi görsel ve metin içeriği oluşturmakta, düzenli olarak güncellenmekte. Gerçekten girecek kişiyi çok memnun edebilecek bir yapıda. Hiçbir şekilde link inşası yapılmamakta. Sadece sosyal medya ile tanıtım çalışmaları yaptırmakta.
Ve yine varsayalım ki diğer sitelerden bir türlü link alamamakta.
Bu kullanıcılar için her yönden daha faydalı web sitesinin, rakip siteleri ana anahtar kelime sıralamalarında geçmesine imkan var mı ? Google hiç backlinki olmayan ya da çok az backlink i olan web sitelerini iyi rekabeti bol olan kelimelerde iyi yerlere getirir mi?

Bu soruma aldığım karşılık ise şu:

Başka siteler içeriğinizi değerli bulduğunda ve ziyaretçileri açısından yararlı olabileceğini düşündüğünde, web’in dinamik doğasının bir parçası olarak, sitenize götüren doğal bağlantılar oluşturulur.

Son paragraftaki sorunuza (eğer site kalite kurallarına uygun, içeriği özgün, faydalı ve ilgi çekici, site tasarımı kaliteli vs) kendi adıma evet diyorum. Böyle bir site zaten doğal bağlantıyla bir şekilde buluşur.

Elbette bu tartışma 2013 yılında gerçekleşmiş olsa da Google’ın bize öğütlediği yönergelerde bir değişiklik yok. Zannediyorum bir çoğumuz biliyor ki SEO işi backlinkler olmadan olmuyor. Zaten paylaştığım görüntülerden de anlayacağınız üzere, backlinklerin yükselme kriterlerinden biri olduğunu da anlayabiliyorsunuz.

Peki gerçekten iddia edildiği üzere, bir web sitesi doğru işler yaptığında bile doğal backlinklere kavuşabiliyor mu? Bu konudaki fikrim yaklaşık 7 yıl geçmiş olmasına rağmen değişmiyor. Bir de bu konuyu belli başlı sektörler üzerinden değil de genel olarak düşünsenize.

Örneğin Böcek İlaçlama sektöründeki gibi kurumsal web sitesi, ki bilenler bilir SEO konusunda zorlu bir alandır, nasıl doğal bir baclink profili edinebilir?  Bu örnekleri binlerce farklı şekilde çoğaltabiliriz.

Sitenizi yükseltmek için backlinklere ihtiyacınız yok.

Bu argümanı çalıştığımız müşterilerimizden de sıklıkla duyabiliyorum. Sonuçta profesyonel değiller ve bu beni kızdırmıyor, fakat SEO ile ciddi düşünen arkadaşların ağızlarından (uzman demek içimden gelmedi) bu tip sözler duymak, beni derinden yaralıyor.

Web sitesinin sıralamalarda yükselebilmesi adına Google’ın kullandığı 200’den fazla sinyal var. Biz sadece bunların bir kısmından eminiz. (Bkz: Google Sıralama Faktörleri) Bu sinyallerden biri de kesin olarak Backlinkler!

Size belgelerle konuşuyorum.

Backlink Çalışmaları Sonrası Yükseliş

1 Temmuz 2019’da ismini paylaşamadığımız müşterimiz Tamseo ile çalışmaya başladı. Elbette bu çalışmanın içerisinde backlinkler de mevcuttu. Temmuz ayı itibari ile gözle görülür yükseliş ortada.

İşin kötü yanı müşterimiz bize gelmeden önce, Türkiye’nin tanınmış seo firmalarından birinde yaklaşık olarak 6 aylık bir çalışma yaptırması. (Bu çalışmanın içerisinde herhangi bir backlink çalışması mevcut değil.) Çalışma komik bir şekilde Kullanıcı Deneyimi gibi konular bulunduruyor. Ziyaretçisi olmayan bir siteye kullanıcı deneyimi üzerine testler yaparak 6 ay geçirmek de büyük başarı ama bunu kabul ediyorum.

Sadece Domain Otoritesi (DA – Domain Authority) yüksek alan adlarından backlink almak gerekir.

Bir başka yanlış daha. Eskiden DA yerine bildiğiniz üzere PageRank değerleri göz önünde bulunduruluyordu. O zamanlar için de bu strateji yanlış, şimdi de.

Öncelikle bir link inşası işleminin doğal görünmesi için karışık bir link profiline ihtiyacınız var. Evet elbette yüksek DA’ya sahip sitelerden link almak kötü değildir. Fakat backlink profiliniz sadece belli orana sahip sitelerden oluşuyorsa kusura bakmayın değil Google’ı, R10 gibi webmaster forumlarında takılan, ilk aylarında SEO uzmanı olduğunu iddia eden çocukları bile kandıramazsınız.

Link profiliniz eski, köklü, büyük web sitelerini barındırdığı gibi yeni açılmış, henüz pek tanınmamış web sitelerini de barındırmalı. Her zaman en büyüğü hedeflemek doğru bir strateji değil.

Olabildiğince karıştırın.

Siz düşük profilli bir siteden link edinmeyi zaman kaybı olarak görüyor olabilirsiniz fakat SEO’nun mantığı zaten zaman alması.

Yeni nesil özellikle pek aceleci.

Acele etmeniz durumunda yaşanan en büyük sıkıntılar, her Google algoritma güncellemesinden sonra sıralama kaybetmeniz olarak size geri dönüyor.

Belki de bir şekilde doğal olmayan bağlantılar uyarıları ile karşılaşabiliyorsunuz.

Yüksek arama hacimleri olan kelimelere çalışmak daha mantıklıdır.

Özellikle yeni bir web sitesinde SEO çalışması yapılıyorsa popüler anahtar kelimelerden uzak durmanız gerekiyor. Yaklaşık 10 yıllık tecrübem net şekilde bunu gösteriyor.

Örnek vereyim;

Diyelim ki turizm sektöründe bir web siteniz var, henüz yenisiniz, doğal olarak aklınızda tatil kelimesi de var ve aslında en önemli anahtar kelimeniz elbette ki TATİL kelimesi.

Fakat siz bu web sitesine Tatil kelimesi üzerinden yüklenmeye başladığınız anda bırakın yükselmeyi sıralamalardan kaybolduğunuza şahit olacaksınız.

Elbette Tatil kelimesinden hiç anahtar kelime almayacaksınız diye bir durum yok, fakat bu oranın gerçekten düşük olması gerekiyor.[/vc_column_text]

[/vc_column][/vc_row]

Ayrıca yine doğal bir backlink profil görünümü elde etmek adına düşünün. Diyelim ki gerçekten insanlar web sitemizi, kendi web siteleri ya da bloglarından bir şekilde refere edecekler, bu kişiler bize tatil kelimesinden mi bağlantı oluşturur yoksa sitemizin marka ismiyle mi?

Ya da diyelim ki turizm sektöründe yer alan web sitemizde listelenen, o an için muhteşem indirimler bulunduran bir otel sayfasının backlink alması sizce de daha olası değil midir?

Link inşası yaparken bu mantıkla hareket ederek, bu linkleri mantıklı şekilde web sitesine dağıtmak gerekir. Popüler anahtar kelimelerden ziyade Long Tail Keywords olarak adlandırdığımız, daha uzun anahtar kelime gruplarına yönelmek en doğru stratejidir.

Her sayfaya tek anahtar kelime üzerinden link inşası yapmalısınız.

Bu çok fazla konuşulan bir konu olmasa da çalışmalara göz atıldığında net şekilde görülebiliyor. İnsanlar çalıştıkları sayfalara hep aynı kelimeler üzerinden link alıyorlar.

Bunu yapmayın.

Çalıştığınız sayfadaki hedef anahtar kelimeniz ile alakalı varyasyonel ve sayfa içeriği ile ilişkili olabilecek anahtar kelimeleri de kendinize hedefleyin. Bu anahtar kelimelerin tümünün başlık ve açıklamalarınızda geçmesi gerekmez üstelik.

Son kullanıcıyı düşünmeye çalışın. Biri çalışma yapmayı planladığınız sayfaya doğal bir şekilde link verecek olsa hangi bağlantı metinlerini (Anchor Text) kullanırdı?

Diyelim ki çalıştığımız sayfa seo analizi sayfası olsun. Bu sayfaya, SEO Analiz, SEO Analizi, Ücretsiz SEO Analizi, Site Analizi gibi benzer bağlantı metinleri ile link almaya çalışın ve aralarındaki oranları doğru şekilde belirleyin.

Nofollow linkler hiçbir işe yaramaz!

Yine yeniden bambaşka bir saçmalık. Nofollow linkler belki sizi hedeflediğiniz anahtar kelimelerde doğrudan yükseltmezler yahut sitenizin otoritesini arttırmazlar fakat göz ardı ettiğiniz bir konu var o da trafik.

Sosyal medya üzerinde paylaştığımız tüm linklerin bizim web sitelerimize dönüşleri dikkat edersiniz ki rel=”nofollow” olarak işaretlidir. Yine de insanlar bu linklere tıklarlar ve sitemizi ziyaret ederler.

Google sıralama faktörlerinin tümünü bilmiyoruz, muhtemelen bu 200’den fazla etki sinyalini, bu algoritmayı yazanlar dışında tam olarak bilebilecek hiç kimse yok.

Yine de ziyaretçilerin sitede kalma süresinin, hemen çıkma oranlarının SEO’ya etki ettiğini biliyoruz. Bunu aramızda canlı canlı testlerini gerçekleştirenler de var.

Sosyal medya deyince de ayrıca aklınıza sadece Facebook, Linkedin, Twitter gibi platformlar da gelmesi. Örneğin Ekşi Sözlük de bir sosyal mecra ve buradan çıkan linkler de nofollow olarak etiketli.

İşin doğrusu bu etkilerinden de öte ben yine de nofollow etiketli linklerin doğrudan faydalarının da olabileceğini düşünüyorum. Hiç etkisi yok demek büyük bir yalan.

Ayrıca doğal bir backlink profili için kesinlikle gerekli. Hangi web sitesinin tüm backlinkleri tamamen dofollow bağlantılardan oluşur ki?

Siteye ziyaretçi çekmeden backlink çalışması yapılmaz! Önce organik hit çalışması yapmalıyız!

Bu çok saçma! Bu yalanı kendine SEO uzmanıyım diyen bir çok kişi atıyor ve çoğu müşteri de bu gibi yanlış bildilendirmelerden etkileniyor.

Bir sitenin organik olarak ziyaretçi alabilmesi için, önce arama terimlerinde yükselmesi gerekir! İlk sayfada yer almayan bir arama teriminden ne yoğunlukta organik ziyaretçi çekmeyi planlıyorsunuz? Sizce böyle bir uygulama doğal olarak algılanacak mıdır?

Özetle ziyaretçi alabilmek için önce yükselmeye, yükselebilmek için de backlinklere ihtiyacınız var. 

Search Console ve Google Analytics’de tıklama oranları ile alakalı bir çok veri var, sizce bu veriler yükseliş etkenleri olarak sayılmıyor mudur?

Bunu yapan çok kişi duyuyorum. Bu gerçekten yanlış.

Herhangi bir anahtar kelimeden aldığınız tıklama oranları hemen hemen bellidir. Kelimenin bulunduğu sıralamaya göre belli bir oranda tıklama alırsınız. Örneğin 1. sayfada yer alan bir anahtar kelimeye 10’da 1 oranında tıklanıyorsa, 2. sayfadaki bir kelimeye tıklama oranı 1000’de 1’e kadar düşebilir.

Bu durumdaki anormalliği herhangi webmaster dahi fark edebilirken, neden Google’ın algoritması tespit edemesin ki?

 

Alakasız sitelerden gelen linkler hiçbir işe yaramaz!

Yok ya!

Örneğin Hepsiburada.com, SEO başarısını yüzlerce, binlerce e-ticaret sitesi açıp, bu sitelerden link almasına mı borçlu?

Herhangi bir sektörde, herhangi bir site rakipleri tarafından refere edilerek mi bulundukları konumda. Bu şekilde düşünmemek son derece yanlış.

Bazı internet siteleri birçok konu hakkında bilgi barındırıyor olabilir. Aldığınız backlinklerin size daha faydalı olması adına, link aldığınızın sayfanın sizin konunuzla alakalı olması yeterlidir. Tüm web sitesinin sizin konunuza hitap etmesine asla gerek yok.

Sitenizden link çıkışı yapmayın, sitenizden giden linkler sıralama düşürür.

Bu zannediyorum biraz da bizim internet kültürümüz ile alakalı. Web sitenizden link çıkışı yaptınız diye sıralama kaybetmezsiniz. Elbette spam sitelere link vermenizden bahsetmiyorum. Çok bencil davranıyoruz.

Araştırma yaparken okuduğunuz makalelere bakın. Birçok dış link görür ve konuyu detaylandırmak için tıklarsınız.

Bu bir içerik üretirken, kaynak göstermek, konuyu derinleştirmek, daha detaylı bilgi ve kanıt göstermek için aslında sıklıkla kullanılır. Siz böylelikle ziyaretçilerinizi de memnun etmiş olursunuz. İlla bunu yapın demiyorum fakat yapmaktan da korkmayın.

Örneğin yorumlarda yer alan web sitesi kısmını dahi kapatıyorsunuz. Bunu yapmanıza gerek yok. İnsanların sitelerine güvenmiyorsanız rel=”nofollow olarak etiketleyin ki doğrusu da bu.

Örneğin Ekşi Sözlük’ü ya da Wikipedia’yı düşünsenize. Her sayfasında ne kadar fazla link çıkışı olan siteler yine de SEO performansları harika. Elbette onları başarılı kılan çok fazla etken var. Fakat her iki sitenin de günden güne link çıkışları artıyor olsa da büyümeye devam eden platformlar.

Ne yapıyorlar peki ? Çok basit rel=”nofollow” ekliyorlar. Siz de link vermekten kaçacağınıza en azından bu yöntemi kullanın.

Bu arada güvenilir sitelere bu şekilde etiketleme yapmanıza da gerek yok. Gelen bağlantılar (Backlinkler) önemlidir fakat emin olun giden bağlantılar da önemlidir. Nasıl backlink profilimize titizlik gösteriyorsak, benim fikrim giden bağlantılara da gerekli önemi göstermek.

Görsellerden gelen linkler SEO açısından kötüdür!

Neden böyle bir inanış var bilmiyorum fakat buna inanan insanlar zannediyorum arama motorlarının görselleri tarayıp kavrayabildiklerini bilmiyorlar.

Web sitelerimizde bulunan tüm görseller içerik olarak kabul edilir. Bu görsel içeriklerin de ne ile alakalı olduğunu arama motorlarına anlatabilmek adına bazı kurallar vardır. Örneğin image alt etiketi kullanmak gibi.

Siz bir görseli linklediğiniz zaman, görselin alt etiketinde ne yazıyorsa, o kelimeden link vermiş olursunuz. Eğer görselin alt etiketi yoksa ve linklediyseniz de bu sefer notext yani sadece url yapıştırarak link vermiş olursunuz bu kadar basit.

Birçok web sitesinde bu şekilde giden linkler görebilirsiniz ayrıca. Genelde sitelerin alt bilgi (Footer) bölümlerinden çeşitli logolar kullanılarak site-wide linklerin çıktığına şahit oluyoruz ve bu linkler kesinlikle seo açısından zararlı falan değil.

Bir link görsel aracılığı ile geliyor diye bize daha az katkı sağlamıyor.

 

2 Comments

  • Leyla Çalışkan dedi ki:

    Özellikle daha önce Backlink çalışması yaptırmamış firmalar için oldukça bilgilendirici bir konu olmuş. Elinize sağlık!

  • Hamdi Tarhan dedi ki:

    İnternette backlinklerin faydaları ve zararlarına bakarken bu yazıya denk geldim. Benim de backlink konusundaki bir çok sorumun cevabı bu yazının içindeymiş. Ben sektörüm ile alakalı bir siteden backlink alıyordum ve alakasız sitelerden gelen backlinklerin zararlı olduğunu sanıyordum. Ayrıca, sitemden link çıkışı da yapmıyordum aynı şekilde zararlı olduğunu düşündüğüm için. Bu bilgiler herkesin işine yarayacak türde bilgiler çünkü, özellikle benim gibi yeni yeni bu işi yapmaya uğraşanların çoğu bu bilgileri bilmiyorlar. Vermiş olduğunuz bilgiler için teşekkürler.

Leave a Reply